| Muammer Onat'ı 31 Ekim 2009'da kaybettik |
|
|
| Yazar Egem Uzer | |||||||
| 06 Kasım 2009, Cuma | |||||||
|
Dergimiz-28.Sayı/-Sayfa 10-11 Mimarlık Eğitimine Yön Verenler Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü, Bina Bilgisi Bilim Dalı, yeni bir toplantı dizisi düzenliyor. İlki 10 Nisan 2009 Cuma günü MSGSÜ Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu'nda düzenlenen "Mimarlık Eğitimine Yön Verenler" başlıklı toplantının konusu Prof. Muammer Onat'tı. "Muammer Onat, Kayıtlar" başlıklı, Nuray Saatçioğlu Uygur ve Alper Uygur tarafından 2005 yılında hazırlanan belgeselden kısa bir bölümle başlayan program, MSGSÜ Rektörü Prof. Rahmi Aksungur ve Prof. Mete Ünal'ın açılış konuşmalarıyla devam etti. Muammer Onat kendisini anlatıyor: "1928 yılında İstanbul’da doğdum. İlk, orta ve liseyi Galatasaray’da okudum. 1952 yılında Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümü’nden mezun oldum. Dünyadaki en büyük isteğim yerine geldi. 1956 yılında Bina Bilgisi Dalı’nda Arif Hikmet Holtay’a asistan oldum. Bundan çok gurur duymaktayım. 1960 yılında burslu olarak bir yıl İtalya’da kaldım. O zaman oldukça aktüel olan İtalyan Toplu Konut Sistemi’ni (Ina CASA) inceledim. İtalya’ya yayılmış uygulamaların pek çoğunu yerinde gördüm. Bu vesile ile İtalya’yı gezdim. Bu benim için ikinci bir mimarlık eğitimi olmuştur diyebilirim. Döndükten sonra, o zaman çok önemli olan Atölye Öğretmenliği’ne verildim. Mezun olduğumdan beri, mesleğimi sürdürme çabasındayım. Mesleki çabam yalnız proje ile sınırlı kalmamıştır. Çizdiklerimin bir bölümünü fiilen gerçekleştirdim. Ülkenin ekonomik konjonktürüne paralel olarak yaptığım bina türleri değişti. Konuttan başladım. Sonra çok sayıda sanayi yapısı yaptım. Daha sonra otel çizdim. Eski eserlerle ilgilendim. Şimdi galiba “İç Düzenleme” aşamasındayım. Herkes gibi yarışmalara katıldım. Çağırıldıkça jüri üyeliği yaptım. Her lisandan biraz biliyorum. Fransızca, İngilizce, İtalyanca. Hiçbiri bitmemiş birçok kitap çalışmam var. Yaptığım işlerin listesini referans olarak çok defa yazdım. Ama ilk defa biyografimi yazıyorum. Acemiliğim buradan geliyor. Bugüne kadar hep gençlerle bulundum. Her şeyimi onlara borçluyum". Belgeselden kısa bir bölümle program başladı. Prof. Rahmi Aksungur unutamadığı anısında Heykel Bölümü'nde öğrenciyken, Muammer Onat'ın heykelini satın alan ilk kişi olduğunu söyledi. Mete Ünal konuşmasında ise, Muammer Onat'ı, bir insan, eğitmen ve mimar olarak üç ayrı özelliğiyle ele alıp, büyük bir özveri ile yaptırdığı projelerde, öğrencilerin özgüvenlerinin sağlanmasında büyük çaba gösterdiğini ve günün değişen koşulları içinde toplumsal sorunların çözümünde de öneriler geliştirdiğini anlattı. Mete Ünal, yaşamının üçte ikisini beraber geçirdiği Onat'ın İstanbul'da inşa edilmiş projelerinden örnekler gösterdi ve bu yapıların bugünkü tahrip edilmiş ya da müdahaleye uğramış hallerini eski ve yeni fotoğraflarla gözler önüne serdi. Bu projelerden bazıları şunlar: - Nejdet Ataman Apartmanı, Bakırköy, Yeni Mahalle Açılış konuşmalarından sonra F. Gülşen Gülmez tarafından yönetilen oturumda Ufuk Doğrusöz, Adnan Kazmaoğlu, Yavuz Koşaner, Aykut Köksal ve Hüseyin Yanar konuşmacı olarak yer aldılar. Bu konuşmacıların hepsinin ortak yanı ise Muammer Onat'ın öğrencileri olmalarıydı. Oturumu açan Gülşen Gülmez "Muammer Hoca, iyi bir eğitmen olacağına inandığı araştırma görevlisinin elinden tutar ve onu öğrencilerin önüne atardı. Her zaman öğrencilerden öğrenilecek çok şey olduğunu söylerdi. Öğrencinin karşısına oturduğum zaman hocamın sözlerinin ne anlama geldiğini anladım. Öğrenmenin yeri ve zamanı yoktur, sonradan bilgi sahibi olunabilir, ancak bilgiye giden yol meraktan geçer. Peki merak nasıl oluşur? Tek bir yol var; ‘meslek sevgisi'. Hocanın öğretisi de işte bu kavram üzerine kuruludur," dedi ve ilk sözü Adnan Kazmaoğlu'na verdi. "68 kuşağından Akademi öğrencileri olarak varoluştan diyalektik materyalizme geçen bir çizginin tam ortasında yer almamızın da etkisiyle, Akademi'nin eğitim sistemini eleştirerek bir boykot düzenledik ve bu boykot sonrasında Muammer Onat'ın da katkılarıyla eğitim yönetmeliği değişti ve bu sayede özgür bir ortam sağlayarak öğrenciler olarak eğitimde söz hakkı kazandık. Muammer Onat bir problemi ortaya koyduktan sonra düşüncelerini aktarır fakat her zaman çözümü öğrenciye bırakırdı. Adnan Kazmaoğlu, Muammer Onat'ın eğitim anlayışıyla ilgili düşüncelerini şu sözlerle dile getirdi: "Hoca hepimizi heyecanlandırır, fena halde havaya sokar, adeta dünya mimarlığına yön veriyoruz zannettirirdi. Karşısında kendimizi öğrenci değil de bir mimar gibi hissettiğinizde zaten ‘zoka'yı yutmuş olurdunuz..." 1- Sokratik bir eğitim sistemi: Sorular sorarak, sorgulama yöntemiyle doğru çözüme ulaşılır. Bu eğitim sisteminde öğrenci ve öğretmen kimliklerinin oynak olduğunu ve uzaktan izleyerek denetleme olsa da özgürlüğün uygulandığını belirten Ufuk Doğrusöz, şunları söyledi: "Onat mimarlık eğitim modelinde her öğrenci kendi kişiliği ve yönelimine göre yol bulabilir. Bu modelin ne standart tek boyutlu bir eğitim süreci, ne tek bir mimari göndergesi, ne de öğretmenin kendi mimarlık stiline yönelik bir yol göstermesi vardır." Toplantının son konuşmacısı Aykut Köksal ise şunları söyledi: "Muammer Onat'ın eğitimciliği ile mimarlığı ayrılmaz bir bütündür ve bu bütünün belirleyici özelliği bir 'özgürlük alanı' oluşturmasıdır. Onat, özgürlük alanını tıkayacak her türden 'tamamlanmışlık'ın karşısında durur. Bu yüzden Muammer Onat'ın tüm yaşamını tanımlayacak tek söz ancak 'Opera Aperta' olabilir, yani 'Açık Yapıt'."Yoğun bir katılımla gerçekleşen, konuşma- cıların anı ve anekdotlarıyla renklenen toplantı sona erdi. | |||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|




