| idgsa 80'liler yayını, DERGİMİZ |
|
|
| Yazar Egem Uzer | |||||||
| 18 Mayıs 2009, Pazartesi | |||||||
|
Sanatın peşindeki kahramanlar.
Ama bu şaşılacak bir şey mi bilemeyiz. Spor, hatta futbol her zaman en çok takip edilen konu. Oysa İngiltere gibi bir ülkede futbol seyircisinden 2 kat fazla bir çoğunluk tiyatroya gidiyor. Buradan çıkan kısa sonuç, bizim ülkemizde sanatı ancak kahramanlar, şovalyeler yapar. Çünkü “yeldeğirmenleri ile savaş” gibidir sanat. Hem değer görmez, takip edilmez, para etmez ama bir avuç kişide sanatı hala seçmeye, onun eğitimini almaya ve onu haber yapmaya kalkar. Biz onlara bu yazımızda kahramanlar adını veriyoruz. Bizde sanatı haber yapmaya kalkan bir avuç sanatçıyız. İstedik ki sanatın haberini en doğru biz sanatçılardan alabilsinler. Bu amaçla bir sanat dergisi çıkarmaya başladık.
Dergimiz nasıl doğdu? Bu en zorlu yolu seçmemiz büyük bir cesaret örneği idi. Yürümez diyen çok yakın dostlar oldu. Ayrı ayrı mesleklerimizi iş hayatımızı tehlikeye atıyor olduğumuz söylendi. Maddi kaynak oluşturamayacağımız söylendi çünkü artık eskisi gibi gönüllü velilerden de eser kalmamıştı. Gerçekten yolun başında bizim moralimizi bozan müthiş etkiler vardı. Altından kalkılabileceğine bizden başka kimse inanmıyordu… Maddi olarak da başlangıç yıllarında bireysel desteklerle yol almaya başladık.
Ancak bir avuç Güzel Sanatlar Akademisi mezunu ile Konservatuvar eğitimcilerinden iki üç kişi vardı ortada. Bu bir avuç kişi ile güzel sanatların her dalından haber veren ve bize aidiyeti çok net ifade eden “Dergimiz” adı ile en yalın yapıyı kurarak, 2006 yılının Eylül ayında tüm resmi işlemleri tamamlayarak yayın hayatına başlamışdık. Burada bize cesaret veren sanatın her dalının en eski eğitim kurumlarından birinin aidiyetinde olmaktır. Bu bir avuç kişi İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisinin seksenli yıllarında okulda olan, mezunlardır. Kendiliğinden hiçbir belirleyici bağlam olmadan bir araya gelen sanatçı mezunlar, yani akademililer o gün 20 kişiyken bugün 800’lere varan bir grubun temsilcileridir. Sanat çevrelerinden uzak kişileri aydınlatmak adına okulumuzu da anlatalım. Osmanlı arşivlerine göre Sanayi-i Nefise-i Şahane'den, Mekteb-i Ali’ ye- Güzel Sanatlar Akademisine- İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi derken üniversite olma sürecinde Mimar Sinan Üniversitesine dönüşmüşken, günümüzde de Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi adı altında bir buçuk asırlık ömrünü ülkemizde sanat hareketlerinin öncülüğüne adamış bir şahikanın mezunlarıyız. Geçmişte olduğu gibi bugün de, hatta yarın da, sanatın her dalında çağdaş ve öncü, nitelikli eğitim anlayışını sürdürerek üstünlük ve kalitesini isim değiştirmenin yanı sıra, kalıcı değişim ve gelişimle katlayan bir kurumun mezunları olarak kendimizi ayrıcalıklı hissetmekteyiz. Bunun haklı gururu içinde okulumuzun tüm ülkede hatta dünyada ışıldamasının rehberliğinde yola koyulduk.
Dergimiz’in misyonu nedir? Dergimiz tam anlamı ile komünal bir çalışmanın sonucu ortaya çıkmaktadır. Grafik tasarımı, sayfa düzeni, editorlüğü ve yazıları hatta fotoğrafları hiçbir maddi karşılık beklenmeden grubumuzdaki sanatçıların elbirliği ile yapılmaktadır. Abonelik ve reklam gelirleri ile yaşamakta ve yine eskisi gibi yardıma muhtaç sanat eğitimi alan kahraman öğrencilerimize ve eğitim kurumlarımıza destek için tüm birikimini ortaya koymuştur. Önemli bir özveri ve sosyal sorumluluk projesidir. Bu çalışmamızın diğer gruplar içinde özenilen duruma gelmesini arzu ediyoruz. Bu yolla sanatın her dalını ülkemize tanıtmak. Sanat dalları arasında işbirliğini özendirecek ortak çalışmalarla başarıyı dünya ile paylaşmak. Doğuş nedenimiz olan sosyal sorumluğumuzu içten duyumsayarak, el ele ve hiç kimseye muhtaç olmadan yaparak pek çok projeye öncülük ve özendiricilik görevini yerine getirmekteyiz Dergimiz’in projeleri ve vizyonu... Sanatın her dalı için yalın ve doğru haber vermek. Sanatın tüm dallarının tanıtımı ve halka sevdirilmesini sağlamak. Sanat disiplinleri arasındaki ortak bileşkeleri, birlikte üretimleri ortaya çıkarmak, taçlandırmak ve akıllarda kalıcı izler bırakmaktır. Ortak projelerde kolektifliğin, gelişmenin en önemli unsurlarından olduğunu tüm sanatçı ve sanat severlerle paylaşmaktır. Türkiye’de sanat hareketlerinin bir buçuk asırlık döneminde liderliği elinden hiç bırakmamış bu müstesna okulun son derece değerli eğitimcileri de olduğu bir gerçek. Şu anda çoğu hayatta olmayan o güzide öncülere layık olabilmek büyük bir ideal bizler için. Onlara yetişemesek de onların öğrencileri olup aynı zamanda da bizlerin hocaları olan sanatçılarla röportajlarımız sürmektedir. Bu biyografik bir bilgi amacı ile değil o büyük sanatçının, sanatı seçen kahramanlardan olma serüvenini ortaya çıkarmak içindir. Çünkü ülkemizde sanat gerekli değeri, geçmişte de olduğu gibi hala kazanamamış durumda… Kültür ve sanata ayrılan değer o kadar küçük ki… Dahası sanat para etmezken peşinden aşkla koşan o değerli şahıslar yeterince belleğimizde mi? Haklarında detaylı bilgi veya belgeye bile ulaşamadığımız çok değerli hocalarımız var. Onların da hocaları ile ilgili anıları… Sanattaki kilometre taşları… Ardından onun öğrencileri ve sonrada onların dahi öğrencilerinin kilometre taşları…Bu sayede Türkiye’de kilometre kilometre sanatın her dalında 75- 100 yıl kadar geriye bir bellek oluşmasına neden olabilmek. Bunu bir bakıma büyük bir miras olarak gelecek kuşaklara bırakabilmek. Bir yazı dizimizde Türkiye’de “Açık Alan Heykeller” in izlerini sürmek. 1. bölümü İstanbul idi… Diğer bölümlerde ise diğer şehirlere yöneleceğiz. Böylece metropollerin kaderi olan delicesine koşuşturmanın içinde günlerce önünden geçip, bakıp ta görmediğimiz ya da adını, sanatçısını asla bilmediğimiz hatta merak bile etmediğimiz meydanlarımızdaki heykeller… İstanbul 2010 kültür başkenti programı kapsamında grup olarak bu yıl da 2.sini tekrarlayacağımız “yuvada mezunların geleneksel karma sergilerinden İstanbul-u-yorum duyurumları beraberinde “İstanbul’un Not Defterinden” yazı dizimizde şehir efsaneleri, tarihçe, efsaneler, anekdotlar yer alıyor. Araştırma dosyalarımızda birbirinden ilginç ve duyulmamış noktaları açığa çıkarıyoruz. Doğal olarak sanat hareketleri sergiler, sahne sanatları program ve bilgilerini ıskalamamaya çalışmaktayız. Geçen yıllarda Hacettepe Güzel Sanatlar Fakültesi eski Dekanı ve Ankara Exlibris Derneği kurucularından Hasip Pektaş, Exlibris yarışmalarının ve sitesinin içinde Dergimiz i haber sponsoru yapmıştır.
Bir buçuk yıldır Siemens’in arka kapak sponsorluğu desteğinde basıldık. Bir başka prensibimizde her yıl “Dergimiz” dizaynı başka bir Grafik tasarımcı arkadaşımızın yorumu ile farklılığı en güzel olma yolunda oluşturuyoruz. Olumlu eleştirilerle de 110 engelli koşumuza devam ediyoruz. Ferhan Tunçer, Tuğrul Süer ve bu yılda Cem Günübek’in grafik tasarımı yer almakta… Yola çıktığımız ilk günden beri grafik uygulamayı Şefika Fırat yapmakta… Fotoğraflar için Mediha Aşkın, Hakan Kürklü, Ali Ayyıldız ve Osman Bankoğlu yardımcı olmakta… Röportaj ekibimizi Egem Uzer, Kutay Uzer, Refik Tiniş, Ali Tekin Çam, Çetin Özer, Ebru Kut oluşturmaktadır.
| |||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








