|
Yazar Egem Uzer
|
|
06 Aralık 2007, Perşembe |
|
 Tuğrul Selçuk ve "Kutsal Kitap", Bu eser gerçekten 'contamporary' Çağdaş Sanat Fuar'ının baş yapıtıydı. İlknur Şanal'ın sahibi bulunduğu "Galeri Binyıl" standında yer almıştı. Doğan Hızlan'ında belirttiği gibi gözlerimiz bir eğitim kurumunun giriş bölümünde bunu görmek ister. Hepbirlikte yapmaya çalıştığımız sosyal sorumluluk projemiz "Dergimiz" için orada bulunurken izleyebilme olanağını buldum. 4 gün boyunca belleğimizde pek çok şey kayıt halindeydi.
Aşağıda, yukarıda her galerinin önünde çeşitli zaman dilimlerinde durdum izledim ve bir sonuca vardım. Yüzlerce insan gezerken bir tek bu eserin önünde uzun uzun yorumlar yaptı. Kimi dinler arası savaşı anımsadı, kimi orada yazılanların eleştirildiğini düşündü. Kimi şaşırdı, kimi düşündü, kimi üzüldü, kimi elini sürüp canını yakmak istedi. Kimi çok cesaret isteyen bir iş olduğunu söyledi. Kimi "doğrumu anlıyorum" diye sorguladı. Çok kişi fotoğrafını çekebilmek için izin aldı. Doğan Hızlan köşesinde yalnızca bu eserden bahsetti. Kültür bakanı özellikle bunu izlemek üzere geldi. Bizler fuarda dolaşırken yukarda karşılaştığımız arkadaşlarımıza, hocalarımıza röperimizi verirken "aşağıda, 'Kutsal Kitap'ın oradayız" dedik.  İzledim uzun süre ve her şeye rağmen kayıt altına almak adına, burada yazıyorum. İçinde bulunduğumuz toplumda aslında yazmanında, okumanında ne derece meşakkatli ve can yakıcı olduğunu düşündüm. Sevgi sözcukleri dolu olan kutsal kitapların bile yorumlanıp aktarılışında hep dikenli teller acılar yok mu? Sadece kitaptaki satırlar değil artık oturup, okuyana da yazana da bu acı davetiye var diye düşünüyorum. İçim sızlıyor...

|
 | Yorumlar.... |
|
|