idgsa seksenliler
09 Şubat 2010, Salı

idgsa seksenliler

 Anasayfa arrow Haberler, Duyurular
Ana Menü
Anasayfa
Haberler, Duyurular
İletişim
Üye Girişi
Çevrimiçi Üyeler
14 konuk
Sayaç
382466 Ziyaret
Advertisement
Haberler, Duyurular
"ANADOLU'DA BAYKUŞ KONAK" Sanat Koyu
Yazar Egem Uzer   
19 Ocak 2010, Salı

 Image

16 Ocak 2010 Cumartesi Goztepe'de idgsa80'liler gecen yıllardaki 10 karma sergi, Anadolu'da ilk Kastamonu sergimiz ve 90 yıllık barış yolunu açan kadın fotografcılar sergilerimizi  ( www.mehmetozcan.com/haberler/360haber.html 360 derece izleyebilirsiniz.) özetledigimiz, ek ve önerilerin görüşüldüğü   ve  ayrıca: 2010 yılının faaliyetleri ve Anadolu'da Baykus Konak, Dernek ad ve tuzuk tadilatlarımız sergiler - geziler takvimlerimiz gundemli toplantı notlarını "Sanat Masası" ndan veya idgsa80yahoogroups mail grubumuzdan izleyebilirsiniz.

Baykus: Grafiker Ali Özgon arkadasımızın 2010 yılı calısmasıdır.

Image

 
3. Uluslararası Ekslibris Yarışması
Yazar Egem Uzer   
12 Ocak 2010, Salı

Image İstanbul Ekslibris Derneği, Feyziye Mektepleri Vakfı ve Işık Üniversitesi, ekslibris yoluyla ülkemizi, kültür ve sanatımızı yurt dışına tanıtmak, ekslibrisin yaygınlaşmasını sağlamak ve yaratıcılarını teşvik etmek amacıyla 25 - 29 Ağustos 2010 tarihlerinde 33. FISAE Uluslararası Ekslibris Kongresi’ni ve 3. Uluslararası Ekslibris Yarışması’nı organize etmektedir. Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın da desteklediği ve son katılım tarihi 23 Nisan 2010 olan 3. Uluslararası Ekslibris Yarışması’nda toplam 11.000 USD ödül verilecektir.

Ayrıntılı bilgi: www.istanbulekslibris.org

 
Sadun Ersin ve Leyla Ersin Ekavart'ta sergileri 8 -30 Aralık
Yazar Egem Uzer   
08 Aralık 2009, Salı

Image

LEYLA ERSİN EKMEKCİLER, “RUHUN ÖZGÜRLÜĞÜ”
Resimlerimde, yorumlanan özlü sözlerin görselleştirilmesinden çok, sözün etkisinin bendeki yansımaları ve anlam çoğalmaları görselleştirilmiştir. Çalışmalarda kullanılan yazılar, tipografinin grafik dildeki açılımları olarak kullanılmamışlar, tam tersine bilinçli olarak naif bırakılmışlardır. Serginin konsepti  olan  “Ruhun özgürlüğü” kavramına paralel olarak, “Ruh” un naif olduğunu varsaydığım  yapısı ile özdeşleştirilmiş,  bu yüzden tipografide bir yorum ve  font belirlemesinden kaçınılmıştır. Zira bu belirlemenin de sınırlayıcı ve tanımlayıcı bir etkisi vardır.
 
“Kişinin özgürlüğü, kendi bağımlılığının farkına varmasıyla başlar.”  

Image
SADUN ERSİN,  “ZAMAN ZAMAN İÇİNDE”
Yeryüzünün büyük bir bölümü birbirinden farklı minerallerden oluşmaktadır. Arkeolojik sanat yapıtlarının da maddesel kaynağını oluşturan kristaller, Sadun Ersin’in resimlerinde ölüdoğa mantığı içerisinde ele alınmakta ve sanatçının yorumu ile biçimlenmektedir.
Tuallerde, uzak geçmişe ait elemanlar ile sanatçının bugünkü yorumu iç içe girişmektedir.
Geçmiş zaman ile bugünkü zaman, aynı potada birleşmekte ve sanatçının konseptini oluşturmaktadır.

 
'90 yıllık Barış Yolunu Açan Kadınlar,
Yazar Egem Uzer   
08 Aralık 2009, Salı

Image

www.mehmetozcan.com/haberler/360haber.html

Mehmet Özcan 360 derece çekimleri ile tüm sergilerimizi sanal gezdiriyor.

Kastamonu, Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde, 10 Aralık 1919 İlk Türk Kadın Mitingi’nin Kastamonuda yapılmasını anımsatmak ve gerekli değeri verebilmek adına Kadın Fotoğraf Sanatçılarımızın eserlerinden oluşan bir sergi açılmıştır.

Devamı...
 
Dergimiz 33.sayı Sadun Ersin Kapak konusu
Yazar Egem Uzer   
08 Aralık 2009, Salı

Image 

Sadun Ersin'le Akademi Tarihi kapak konusu olan Aralık sayımızda, GSF Dekanı Prof. Zeki Alpan ile soyleşimiz,
Anadolu Sergilerinin İlk Durağı Kastamonu, Balıkesir'de Baykuş Konak, Onur Yazarı Cevat Çapan'la görüşmemiz,
Tüyap Artist'deydik, Tüyap Artist Muhsin Kut söyleşisi, Bihrat Mavitan'ın  'Rüyada (?) Görmek' sergisinde heykelsi resimler, resimsi heykeller vardı. Sarkis'ten Altın İskele yazılarını takip edebilirsiniz.

 
Resim ve Heykel Müzesine Yıldız Sertel'den Nazım Hikmet deseni bağışlandı
Yazar Egem Uzer   
08 Aralık 2009, Salı

Image

Zekeriya Sertel ın kızı Felsefeci Doc.Dr.Yıldız Sertel 86 yasında, Gostepedeki evinde, eski Akademili Ermeni ressam  Jak İhmalyan' ın 1968 de çizdiği ve babasına hediye edilen  çini murekkebi   Nazım Hikmet desenini (100*72) 04,12,2009 Resim Heykel Müzesine bağışladı. Dergimiz'in hazır bulunduğu seremonidedegerli sanatçılar anıldı.

Devamı...
 
Meral Deger
Yazar Egem Uzer   
08 Aralık 2009, Salı

Image

Cam sanatcısı Meral Deger'in, 'Solmayan İstanbul Laleleri' Almanya'da Sergilendi

 
Dergimiz 4. yılında ve Kasım 2009/ 32. Sayısı yine dopdolu
Yazar Egem Uzer   
07 Kasım 2009, Cumartesi

Image 

Aydın Ayan ile"Can"lı Sohbetler. Eşi Can'ın (tam da  emekliliğinin ardından) 17 aydır suren rahatsızlığına acil şifalar dileyerek, dilinden hiç düşürmediği sevgi dolu sözleri nedeni ile "Can" lı güzel günlere diyoruz.

Devamı...
 
Baykuş Konak Toplantıları 1.Balıkesir/Ilıca
Yazar Egem Uzer   
06 Kasım 2009, Cuma

Devrim Erbil'in 50. sanat yılında kendi adını tasıyan Balıkesir müzesindeki açılısa davetliydik.32. Dergimiz'de açıklamıştık.(Devrim Erbil başlıklı alttaki yazı)  20+10 arkadas açılış sonrası ılıca koyune konaklamaya gittiğimizde son derece güzel bir karşılama bizi bekliyordu. Şato şarapları imalathanesi henüz kurulmuş ilk ürün dinlenme halindeydi. Gezdik, imalathane safhaları anlatıldı derken meydandaki kahvede 50 kişi toplantı yaptık. Bizlerin önderliğinde yada yönetiminde tum Türkiye'ye örnek teşkil edecek Sanat Köyü "Baykuş Konak" fikrinin doğuşu üzerine toplantı notları grubumuzla paylaşıldı özet metin aşağıdadır.
 
28-29 Ekim 2009 Ilıca Köyü -Balıkesir/Susurluk (Antik Roma hamamlarının buunduğu şifa merkezi) yapılan toplantı özeti.

Sonuç:

Fevzi Şen beyin "Eskiden köyümüze her gün misafir gelirdi.Cami içindeki  konuk odasına 'konak çıkarılır'dı her haneye sıra ile dolasırdı elinde ne varsa en iyisini yollardı konuklarına. Gelenlere konak çıkarabiliriz.Başkanda bunu bilir" diyerek köyün eski geleneğinde olduğu gibi Ilıcaya gelebilecek tüm sanatçılara 'Konak çıkarırız' (barınma ve yeme içme konusunda yabancılara hanelerin kapıları sırasıyla açılabilir) sözcüğü bize bir esin verdi. Biz idgsa80'liler ve güzel sanatların sembolü, gözünden gökkuşağının 7 rengi geçen, Athena'nın da sembolü olduğu bilinen harabeler- tarihi kalıtlar bekçisi Baykuş'umuzu Konak sözcüğü ile yan yana getirerek, "Baykuş Konak noktası" olarak adlandıracağımız bir proje hayalimizde canlandı. Bu konuda projeleri kağıt  üstünde geliştirerek çoğaltmayı ve e mailler sayesinde grubumuzla ve beldedeki dostlarımızla yazışmaları hızlandırarak karara bağlayabileceğimizi düşündük. Yerel yönetimlerin sıklıkla değişkenliğinde projelerinde etkilenmemesi adına 49 yıllık bir kullanım hakkı ile Ilıca Köyünden uygun bir alan tahsisi istedik. Belki çevre noktalarından satışa uygun alanlarında belirlenmesini istedik.

Fevzi Şen'in grubumuza hitaben gonderdiği mektubu:

Sevgili Devrim Erbil
                      ve 80’li Can Yoldaşlarımız,

                     Cumhuriyetimizin  86. Yılın anısına ve 50. sanat yılınız onuruna açtığınız mükemmel resim sergisi bizim, sanata olan ilgimizi arttırdı.

                     Bu resim serginiz, bize sizin can dostlarınızı tanımamıza ve onların can yoldaşlarımız olmasına vesile olduğunu da sevinerek bildirmek istiyorum.

                     Tanışıklığımız bize onur ve heyecan verdi. Bir amaç etrafında buluşmamız, bir şeyler yapmayı hedeflememiz ve bu amacı gerçekleştireceğimize inanmamız, Ilıca’da bir aydınlanmanın ilk ışıkları olduğu görülmektedir.

                     Sizin mükemmel serginizden sonra, Ilıca beldesinde yaptığımız toplantı ve yapılacak çalışmaların planlanması, Ilıca’da olduğu gibi, Balıkesir ve çevresinde de ilgiyle karşılanmış, basın marifetiyle duyurulmuştur. Balıkesir Yeni Haber Gazetesinin 30/10/2009 Cuma günkü nüshasında, serginizde bahsetmekte, 04/11/2009 Çarşamba günlü nüshasında, sizin ve sizinle birlikte gelen “30 akademisyen ve sanatçının Şifa/Ilıca beldesinin yarınını konuştular. Ilıca’nın yarını sanat-kültür merkezi olmak şeklinde yazılar yazıldığı yine aynı gazetenin 05/11/2009 Perşembe günlü nüshasında “konuklara konak çıkarılacak” başlıklı yazılar yazıldığı görülmektedir. Bu gazeteler ekte gönderilmektedir.


                   Sizin Ilıca’yı tanıdığınızı  biliyoruz. Ancak daha detay vermek  ve can yoldaşlarımıza da orasını daha iyi tanıtabilmek için Ilıcalı bir akademisyen ola İsmail Oğuz’un hazırladığı Balıkesir- Balya Ilıca Beldesin tarihçesi adlı, kapağı ile birlikte 8 sahifeden oluşan araştırmayı ve Balya Kaymakamlığı tarafından hazırlatılan geçmişten geleceğe Balya 2008 adını taşıyan tanıtım kitabını da gönderiyorum. Çalışmalarımızın meyve vermesi dileği ile sizi ve tüm can yoldaşlarımızı kucaklar, sevgi ve saygılarımın kabulünü dilerim. 05/11/2009
                                                                                                                                                                          Av. Fevzi Şen

 

 
Devrim Erbil 50. Sanat Yılında
Yazar Egem Uzer   
06 Kasım 2009, Cuma

Image 

Dergimiz 32. sayı/ Devrim Erbil 50. Sanat Yılında

Geçen sayımızda MSGSÜ’nin her yıl,açılış sergisi olarak değerli hocalara yer vereceğini, bu ilk serginin de Devrim Erbil sergisi ile başladığını duyurmuştuk. Açılış günü yapılan konuşmalar, daha sonra Hocamızın evinde süren sohbetler, 28 Ekim’de Balıkesir’de Devrim Erbil Çağdaş Sanatlar Müzesi'ndeki sergiye idgsa80’lilerden bir grup  arkadaşımızla katılmamız ve 2010 yılı için yapılan projeleri elbirliği içinde geliştirmek ve Müzenin takvimine uygun, Kastamonu sonrası Balıkesir’i de Anadolu Sergilerimiz kapsamında yürütmek üzere kararlar aldık.

Image

Devrim Erbil'in 50. sanat yılında, MSGSÜ’ nin Akademik açış seremonisinde, bir geleneğin başlangıcı olacak ilk sergisinin açılışında önemli konulara   değinildi. Serginin açış konuşmasında Rektör Prof. Dr. Rahmi Aksungur, "1882 yılında Sanayi-i Nefise-i Şahane yani İmparatorluk sanat akademisi kurulduğu zamanki  aynı yüzyılda dünyada  önemli 3-5 köklü sanat okulu da açılıyordu. Avusturya, Almanya, İspanya ve Japon İmparatorluk Güzel Sanatlar Akademileri. Bu Kurum kurulduğunda ülkemizde  Kültür Bakanlığı kavramı yoktu. Diğer ülkelere bakmışlar ve Ticaret Bakanlığına bağlamışlar.  Bu Kurum 40-50 yıl kadar  adeta Kültür Bakanlığı gibi çalışmış, toplumun kültür ve sanat ihtiyaçlarını karşılamıştır. Köklü yapılanmanın 100 yılı aşkın  süre üstüste  bindirdiği  kuşakların yaptığı o kadar çok şey var ki. Bizler, içinde yaşarken bir de sizler içinde yaşarken farkında değiliz bu durumumuzun belki ama bu da doğal.  En büyük inşaatlardan biri bu Kurumun yarattığı,  yetiştirdiği özel şahsiyetlerle bütün sanat inşaa edilmiş  gördüğünüz bu topraklarda. Önümüzdeki yıllarda, sizler ve gençler bunu inşaa edeceksiniz. Ama arkaya baktığınızda biraz görebileceksiniz belki ama onlarca yıl geriye bakınca bu büyük resmi fark edeceksiniz. Bu Kurum, belleği ve gelenekleri çok kuvvetli bir konumdadır. Bu Kurumun yetiştirdiği çok önemli, değerli sanatçılardan biri Devrim Erbil, çocuk yaşlarda gelmiş. Türkiye’de parmakla sayılabilecek, tarih önündeki 15-20 büyük sanatçıdan biridir. Bu akademik yılı onun eserleri ile açtık. Bundan sonra bu geleneği sürdürmek istiyoruz. Buranın yetiştirdiği büyük dehalar, yaşayan değerli sanatçılardır. Bu geleneği Devrim Erbil hocamızla  açmaktan onurluyuz. Saygılar sunuyorum, sözü Devrim Erbil'e bırakıyorum" dedi.

Devrim Erbil, "Bu geleneğin başlangıcı olmaktan çok gururluyum, doğrusu üniversite açılışlarında bir düzen vardır. Bir sergi ile bunu yapmanın anlamlı olacağını düşündüm. Bunu değerli sanatçı Rahmi Aksungur'la paylaştığımda çok istedik. Benimle başlaması beni de çok onurlandırıyor ama bir tesadüften de kaynaklanıyor. 3 yıl önce Ege Üniversitesi’nde beni açılış sergisi için davet etmişlerdi. Benim okulumda da olmalı diye düşündüm. 1954-55 ders yılında öğrenci olarak girdim ve en genç asistanlardan oldum. Bir bakıma ilklerden oldum, benden önce Özdemir Altan ve  onun ardından da ben asistan olmuştum. 2004 yılında da emekli oldum, tam 50 yıl. İlk doçentler profesörler bizim yıllarımızda oldu. Biraz önce açılış törenindeki o güzel istiklal marşının okunuşunda, Rahmi'nin anılarla bizi çok eski yıllara götüren konuşması duygulandırdı beni, gözlerim doldu. Gözlerimin önüne geldi o yıllar ama 50 yılı özetlemek çok güçtür. 50 yılı anlatmak çok güçtür. Çok büyük değerler geçti bu koridorlardan Çallı İbrahim’le, Feyhaman Duran'la, Hadi Bara ve Şadi Çalık sonra benim hoca kuşağından olan Bedri Rahmi Eyüboğlu, Nurullah Berk'lerle...  Türk edebiyatının değerli hocaları, estetik dersleri vermişlerdi. Akademi tarihindeki üç Ahmet çok önemlidir. Ahmet Haşim, Ahmet Hamdi Tanpınar, Ahmet Kutsi Tecer vardır. Hocam Bedri Rahmi'de pek çok edebiyatçıyı atölyemizde bizlerle tanıştırırdı. Genç arkadaşlar belli bir dönemin toplum sanatını oluşturmuşların, burada hocalık yapmış ve burada isim yapmış değerlerin ayak seslerini duyacaklar. 50 yılda 50 eser ile sergi dedik ama ancak 30'unu sığdırabildik. Burada değil Tophane-i Amire’de olacaktı, sevgili Rektörümün bana verdiği sözdü bu ama oranın restorasyonunun sürmesi buraya gelmemize neden oldu. Ama umarım daha ileride daha geniş sergilerde değerli arkadaşlarım da bu gençlerle buluşma fırsatı bulurlar. Bütün sanat dallarından  olduğu gibi mimarlıktan  Sedat Hakkı gibi hocalardan günümüze dek buralara pek çok değerli hocalar geldi geçti, diğer bölümlerin hocaları onlarla da çok derin dostluklarım vardı. Bu en önemli günümde beni yalnız bırakmayan tüm öğrencilerim ve arkadaşlarıma teşekkür ediyorum." dedi.
 
Devrim Erbil’in   Suadiye’deki evinde …

Yaklaşan Tüyap sergisinde bizlerle olacak (80'li yıllarda okulda olanlar) hocamızın evinde önümüzdeki dönemleri ve 50 sanat yılını, Akademi’deki sergisini ve 28 Ekim-28 Kasım’da Balıkesir'de kendi adını taşıyan müzesinde gerçekleşecek sergisini konuştuk. Bu yıl bizlerle katıldığı karma sergilerin sertifika ve kataloğunu kendisine sunduk.
 
İdgsa80'li oldunuz, bizlere güç verdiniz. Sizin gibi büyük bir sanatçı ile aynı karma sergide olmak bizleri onurlandırdı. Okuldaki serginizden dolayı da kutluyoruz.

Bu aidiyetten dolayı çok teşekkür ederim,  devamını diliyorum bu çalışmaların. 50 yıl Akademi'de olunca her kuşağa dahil oluyor insan. Sizlerle olmak beni de mutlu ediyor. Çağdaş ressamlar derneği başkanlığını sürdürdüm, Balıkesir'de müzeyi ve görsel  sanatçılar derneğini kurdum, pek çok sanatçı örgütlerinde bulundum. Bu tür sivil toplum örgütleri sosyal ve ekonomik gelecekle ilgili sanatçıyı korur. Yeni olanaklar sağlar sanatçının haklarını korur. Yaşaması çok önemlidir. El birliği ile yaşatacağız.

Viyana, Diyarbakır ve Akademi'de aynı ayda üç sergi kolay bir şey değil. Kitap çıkaracaktık 50. yıl diye ama yetişmedi. MSGSÜ’si açış dersinde "Türk resminde 50 yıl" adlı bir ders olacaktı. Osman Hamdi Salonunda ‘Grafist’ adlı bir sergi varmış. İlk gün koyulabilirdi kalan 20 eser daha sonra hatta ertesi gün  bile kaldırmak kaydı ile 50 yıl 50 eser dedik, 30'unu ancak sığdırabildik.

Bizlerle birlikte bu yıl da, 2010 öncesi
Tüyap ve sonrası Kastamonu Devlet Galerisinde olacağınızı büyük bir sevinçle bildirdik grubumuza.

Asıl bu sergilerin birini de Balıkesir de açalım, 28 Ekim'de büyük bir sergi açacağım, birlikte gidelim, sizlerle serginin zamanına karar verelim. Müze, biliyorsunuz 2002'de açıldı. 6 Eylül şehrin kurtuluş gününe sergi yetişmeyeceği için, 28 Ekim 2009’da sergimi açmayı  kararlaştırdık. Müze Dostları Derneğinin de toplantısı olacak. Ilıca’da Roma Hamamı var, orada da yaz akademileri kuralım. Ben bu yaşta fahri danışmanlık yapacağım. Sanat İstanbul'da  diye herkes buraya geliyor. 55 yıldır yaşadığım yer mi doğduğum  yer mi. Kentler sanatçılarla bağını kopartmazsa sanatçı da kentini korur. Anadolu aydınlanması her dönemde önemlidir.

Sizin bu fikriniz de bize esin verdi, idgsa80'liler olarak İstanbul 2010 Kültür Başkenti ajansına bu mantığa hizmet eden bir proje hazırladık. Amacımız, üç periyotta karma sergimiz istanbul-u-yorum Anadolu’yu güzel sanatlar fakültesi ve lisesi olmayan şehirlerde gezerken, liseli gençler ve aileleri ile yapılacak sohbetlerle, yetenekli gençlerin bu eğitimi alabilmesi için gerekli maddi ve manevi destekleri oluşturmak. Sonuçta o kararı vererek ve sınavları aşan gençleri okutmaya yönelik bir sorumluluğu da üstlenen proje idi ama red, Beral Madra imzalı geldi. Biz Akademi lilerden teklif geldiği içinde tepkisel red olduğunu düşünmemek elde değil.

Beral Madra'yı Müze derneğine alarak Akademi ile barışmasını sağladım. Ama bizler tek başımıza bu konuyu ele alabilecek güçteyiz aslında. Benzer başlıkta bir projede beni de aldılar ve kabul edildi. Ali Akdamar, içmimar, grafiker, Akademi'lidir. 2010 için  kabul gören projesi 'Sanatın Anadolu Aydınlanması'nda İstanbul'un İstanbul olmasındaki Anadolu katkısını araştırmaktadır.

Bülent Özer göç hakkında bir yorumunda; ‘İstanbul Anadolu'nun imkanları ile kalkındı, şimdi de Anadolu halkı buraya göç ederek  intikam alıyor’demişti. Ben, Gürol Sözer, Leyla Pınar, klavsenist Leyla Sözen, Ferit Özşen, Refik Durbaş ve Adem Genç gibi on danışman ile Türkiye'deki 22 üniversitede konuşuldu, proje anlatıldı, gruplar oluşturuldu. Biz de idgsa80'liler olarak daha sağlam bir projeye bağlarız bu tip fikirlerimizi  ve gerçekleştirebiliriz. Vakıf kurmak niyetim var, eğitim gönüllüleri ile çalışıyorum. Anadolu'ya gidiyorum resim kursları, fotoğraf çekilmesi hakkında kurslar veriyorum. Müze dostları derneği var. Ben, Mehmet Aksoy gibi başka arkadaşlarla da elele verelim sadece bu projeye endeksli olmasın. Van'a gitmiştim. Benim fotoğrafımdan  öğrenciler de resmimi yapmışlar. Bakın güzelliğe... Gerçekten çok güzel bizim projemize afiş bile olur bu. Batı hayranlığı çok ileri boyutta bizde, Joseph Beuys tanrı gibi bu günlerde. Oysa Anadolu’yu tanısalar farkı farkedecekler. Diyarbakır Kültür Merkezi’nde 9 Kasım'a kadar açık olan sergim için gidince bir kez daha kavradım bunu. Ulu Caminin avlusunda oturmadıkça, Mardin’i görüp Artuklu’ları bilmedikçe anlayamazsınız. Ani harabeleri, 10. yüzyılda görkemli kiliseleri olan inanılmaz bir yapı. Ortaçağda sanatın en görkemlisi Anadolu’da aslında. Ama Batı ortaçağda hastalıklar ve savaşlarla boğuştu. Büyük bir proje yapalım kimseye ihtiyacımız olmadan kendi gücümüzle yapabiliriz  bunu.

Balıkesir Valisi Utku Acun iş merkezinde müze için bir yer verdi. Eski belediye reislerinden Ziyaeddin Tan ise şimdiki yerini buldu. Daha sonra da Sabri Uğur modernleştirdi. Şimdiki başkan İsmail Ok, yeni bir hız vererek buranın kültür merkezi olmasına karar verdi. Yerel yönetimlerle ilişkiler çok önemlidir. Arkadaşım emekli büyükelçi Nurver Nureş ve Slovakya Büyükelçisi  Tunç Üğdül,  Bratislava’da bir sergi açmama neden oldular. 43 eser dışişlerinden diplomatik kurye ile yollanmıştı. Sergiye Türkiye’nin Viyana Başkonsolosu Sedat Önal da geldi ve ‘bizim şehrimizde de sergi açın’ dedi.     1-18 Eylül' de de yer buldu ve beni davet etti. İlişkiler iyi tutulursa diğerlerine de örnek olur.

Aynı tarihlerde 3 kişisel sergi, nasıl yetiştiriyorsunuz?

Mas matbaasının sahibi Lokman Bey eserimin rölyefini yaptı. Ben burada konuşurken resimlerim yapılıyor, Isparta’da kilimlerim, Tebriz’de halılarım dokunuyor, marküterilerim, serigrafilerim yapılıyor. Ekibim desenleri büyütüyor.  Bu şekilde çalışılmasa  insan  bir ayda üç  sergi çıkarabilir mi?

Bize, Şubat’taki görüşmemizde yine bir esin vermiştiniz. Kültür Bakanlığı, Plastik Sanatlar dalında devlet sanatçısına ne veriyor ki...Oysa Mısır'da bile bir atölye kullanımı sağlıyor demiştiniz. Biz de sanat köyünü Kültür Bakanlığı için kuralım ve Güzel Sanatlar dalındaki büyük sanatçılara 49 yıl kullanım hakkı ile verilsin. Bunun yönetim ve imalatını idgsa80'liler yapsın ve buradaki içsel döner sermaye sanatın her dalı için  halk evleri gibi çalışsın. Bu da yine Ajans tarafından,  arkadaşımız Korhan Gümüş imzası ile red edildi.

Mısır’da bunun örneği var. Hiçbir sistemi olan ülkede bile bu olabiliyorsa bizde neden olmasın. Ama kişiler kendi köylerine büyük yatırımlar yapabiliyor. Örneğin şu an gündemde yepyeni bir çalışma var. Fransız Sokağının yapımcısı da olan Mehmet Taşdiken’in doğduğu Beyşehir'de Anadolu’ya Sonsuz Şükran Köyü projesinde ben de yer aldım. Ekrem Kahraman, Cemil İpekçi, Zeynep Tunuslu var konun içinde.  Düşüncelerinizi proje olarak oluşturun  birlikte yapalım. Bizler elele verelim, yapalım Balıkesir'de Değirmenboğazı mevkiinde bir Ilıca köyü var. Orada bir sanat köyü oluşturabiliriz. Ben de gelir, konferanslar veririm. Balıkesir'de 8. kez  liselerarası bir yarışma yapıyorum. Güzel Sanatlar lisesine beş adet başarı ödülü veriyorum. Bunu Türkiye’deki tüm güzel sanatlar liselerine yönlendirelim.  Milli Eğitim kanalı ile gidilmesi çok zor. İkincisi, üniversiteler arasında da buna  devam edebilmek istiyorum. Vakıf adına birlikte konuşulmalı yapılmalı, bunlar çok zor ve yapılamayacak işler değil. Haydi elele verelim bir noktadan başlayalım. Söz gelimi 28-29 Ekimde Balıkesir'de hem sergi açalım hem de bu görüşmeler ve  incelemeleri yapalım.

Memnuniyetle, 10-15 kişilik bir grupla katılmak isteriz. Zaman ayırdığınız için teşekkürler. Şubat-Mart aylarında Balıkesir’deki müzeniz için de bir söyleşi yapalım…

 
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 Sonraki > Son >>

Sonuç 1 - 30 Toplam: 152
Advertisement

    

1980'li yıllarda İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nde öğrenci olanların buluşma noktası.